Anneannem bizimle birlikte yaşardı. Bana ve kardeşime
baktığını biliyorum. Henüz ilkokula başlamışmıydım tam hatırlamıyorum, son
zamanlarını hep yatakta yatarak geçiriyordu ve annem bir yerlere gittiğinde,
başında durmamı tembihlemişti. İhtiyacı olduğunda elimdeki tası ona uzatırdım, o da içine
tükürürdü. İşte öyle bir günde artık onun bana hiç yanıt vermediğini, sessiz ve
soluksuz öylece orada yatmakta olduğunu fark ettim. Anneannemin ölümüne böyle
şahit olmuştum. Annemin babasını ise hiç göremedim. Doktor Şerafettin ben doğmadan
iki yıl önce ölmüş. Annem, onun köylünün derdine derman olmak üzere, kar kış
demeden, atla ya da kızakla, saatlerce yol almaktan çekinmeden köylere
gittiğini anlatırdı. Cenazesi de o denli ihtişamlı olmuş; onu son yolculuğa
uğurlamak üzere insanların akın akın köylerden geldikleri anlatıldıkça, benim
gözlerim yaşarırdı.
Friday, July 20, 2012
Annemin Ailesi
Onları çok yakından tanıma şansım olmadı. Babaannem ve öteki
dedem gibi arkalarında yazılı eserler bırakmadıkları için de, diyeceklerim
sadece duyduklarımdan ve hatırlayabildiklerimden ibaret kalacak. Çerkez
oduklarını ve Kafkasya’dan geldiklerini biliyorum; anneannemin annesi
çerkesceden başka dil konuşmazmış, oysa anneannem hem çerkesce hem de türkçe
konuşurdu. Anneme gelince onun çerkes edebiyatının ise sadece bir kaç kelime ve
cümle ile kısıtlı olduğunu söyleyebilirim.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)




No comments:
Post a Comment